fbpx

“Uçmak bir martının en doğal hakkıdır
Özgürlük varoluşun bir parçasıdır
Boş inançlar olsun, gelenekler olsun
Özgürlüğü kısıtlayan ne varsa hepsini kaldırıp atmak gerek…”

Çok değerli bir kitap olan Martı Johnathan Livingstone’dan aklımda kalan bir pasaj. Daha doğrusu benim aklımda kaldığı, bana ulaştığı, dokunduğu hali. Ömrüm boyunca mottom oldu. Eğer bir inanç ya da gelenek özgürlüğümü kısıtladıysa “benim” olamadılar hiçbir zaman gerçek anlamda.

Kendine güven - Kişisel gelişim

Kendine Güven – Kişisel Gelişim

Kendinize olan inancınız!

Peki ya kendime olan inancım? Bugüne kadar kendime olan inancımı sağlam tutmayarak özgürlüğümü kısıtlamadım mı? Daha az iyi olduğumuzu düşünerek, kendimizi küçük tutarak, kendimize inanmayarak ne yaptığımızın farkında mıyız? Ben kimim ve kim olmayı seçiyorum. Bu seçimlerime hizmet edecek şekilde davranıp düşünüyor, kendime izin veriyor muyum?

Dün 115 kişiye kürsüden 5 dakikalık bir sunum yaptım. Dinleyiciler arasında otorite kabul ettiğim insanlar da vardı. Heyecanlandım mı? Elbette heyecanlandım. Bir kere ilk defa bu kadar kalabalık bir gruba seslendim. Ama eskisinden farklı olarak kendim olmaya izin verdim. Kendi düşüncelerimi söyledim, korkmadan, kısıtlamadan, “ne düşünürler, doğru mu bu söylediklerim” diye düşünmeden, sadece ben olmaya izin vererek.. hem ben çok keyif aldım hem de çok olumlu geri bildirimler aldım.

Ve anladım ki insanın kendisine tanıyabileceği en büyük özgürlük alanı kendi olmasına izin vermekten geçiyormuş. İnsan kendine izin verince parlıyormuş ve bu parlama en muhteşem özgürlük alanıymış.

Ve parladım, parladım, parladım…

Pin It on Pinterest